top of page

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü İle Kadın Hakları ve Yeniden Üzerine

18 May 2021
3 dakikada okunur

1) İlk sorumuza geçelim öyleyse: Kadın haklarını savunuyorsunuz, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun başkanısınız uzun zamandır da bu işi yapıyorsunuz, yolculuğunuz nasıl başladı, nasıl şu an olduğunuz yere geldiniz bize biraz bahsedebilir misiniz? İçinde büyüdüğünüz aile size verilmiş bir hediye. 9 yaşımdan beri kız çocukları okusun diye projeler yapan bir ailede büyüdüm ben. İlk olarak beni bu tip insan hakları, kadın hakları için çalışmaya teşvik eden annem, ikinci olarak başucumdaki Virginia Woolf’un “Kendine Ait Bir Oda” adlı kitabı bana yol gösterici oldu. Ekonomi okumak istiyordum ve Ankara’da okudum, Ankara’dayken Afet İnan’ın kurduğu derneği aradım ve ben 18 yaşındayken onların kapılarını çalınca şaşırdılar çünkü o zamanlar bu tip sorgulamalar, bir hayat geçirip, emekli olununca yapılmaya başlanırdı. Eninde sonunda, birkaç yıl içerisinde Kadın’ın Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği’ne üye oldum. Hala da oraya üyeyimdir, hiç üyeliğimi almadım. Orada benden önce yol yürümüş, engelleri aşmış kadınlardan öğrendim, ve zamanla orada yükseldim ve yükselmeye devam ettim. Federasyon başkanı oldum, uzun, yorucu ama bir o kadar da başarılı, artık kendine gençken verilmeyen şansları, şu an gençlere veren bir yolculuk benimkisi ve bütün bu zorlukları, yorgunlukları, engelleri bir daha yaşar mısınız diye sorarsanız da, evet, evet yaşardım.




2) Siz gençlerle de çok çalışıyorsunuz, hatta aktivistliğe de gençken başladınız, çeşitli yerlerde çalışmaya başlayarak, şu anda gençler özellikle pandemi gibi koşullarda bu tip işler yapmak isteyenler hem inandıkları işin peşinden koşmak istiyorlar hem de reddedilmekten bunalmış durumdalar, onların kendilerine yeniden inanmaları ve bu şeylerin peşinden koşmaya devam etmeleri için ne gibi önerileriniz olur onlara?

Benim deneyimim bana bilemeyene, erişemeyene ulaşmayı öğretmişti. Ama benim için bu ulaşılma ve bilme alanını yaratabilmek ya da tamamlayabilmek gerekiyordu. Bu anlamda da benden yaşça büyük insanlar bana bu fırsatı sağlamıştı. Bu olanağı da artık sizlere de bizim sağlıyor olmamız gerekiyor, siz yeter ki isteyin. İstedikçe mutlaka kendinize bir yer bulursunuz, emin olun. Ben, gelecekten korkmuyorum, siz de korkmayın ve çalışmaya devam edin.



3) Biraz da kadınlar ve kadın haklarından bahsedelim; özellikle bu yeni gelişmelerle birlikte kadınların bir kısmı (hatta çoğu) kendini düşmüş, yenilmiş hissediyor, onların yeniden ayağa kalkmaları için onları nasıl motive ediyorsunuz?

Ben umudumu hiç kaybetmeyen bir kadınım. Yaşam bir pamuk ipliği gibi, ne zaman biteceğini hiç bilmiyorsunuz, ne kadar süreceğini de. Kaybettiklerimize üzülmeden, yolumuza devam ediyoruz, o halde bize verilen anın kıymetini bilerek mücadeleye devam edeceğiz ve umutsuzluğa kapılmayacağız. Dışarıdaki kötü dünyaya gözünüzü kapatın, kendi dünyanızı yaratın; kendi dünyanızda ne istiyorsunuz? Ben kendi dünyamda eşitlik istiyorum, demokrasi istiyorum, laiklik istiyorum, çağdaşlık istiyorum. Bu motivasyon içerisinde kendi dünyanızı yaratın, başkalarının dünyasındaki bir oyuncu olmayın. Kendi dünyanızı yaratmak için mücadeleye devam edin, yelkenleri asla yere indirmeyin, sizin yelkenleriniz uçmak için, yere indirmek için değil.


4) Peki sizin gibi çalışmalar yapmak isteyenler, yolun başında olup da ilk adımı nasıl atacağını bilmeyenler, onlar ne yapabilirler, ilk adımı nasıl atabilirler?

Teknolojiyi kullanmaları, ulaşabilecekleri, çalışmak istedikleri alana doğru bir girişkenlik göstermeleri gerekiyor. Korkmadan, girişken olmaları, sorgulamaları, kenarda köşede kalmamaları gerekiyor. O şansı yaratıp, şansınızı denemeniz gerekiyor. Bütün bunlar için ne istediklerini de bilmeleri gerekiyor. Gençler, lütfen kendiniz için bir adım atın.



5) Biraz da sizin çalışmalarınızdan bahsedelim; Uluslararası Cesur Kadınlar Ödülü’nü aldınız. Bu ödülü almaya layık görülmüş cesur bir kadın olarak diğer kadınlar nasıl cesur olabilirler, cesaret göstermek sizi nasıl hissettiriyor?

Cesaret nedir, onu konuşmamız lazım aslında. Cesaret, bilge bir liderdir, yol göstericidir. Ben bunu söylediğimde gözümün önünden 30 yıllık kariyer hayatım geçiyor. Benim hayatımda cesaret, değişim yarattı, benim değişim yarattığım yerlerde farkındalık sağladı, farkındalığın sürdürülebilir olmasını sağladı. Peki cesaret ne idi? Bir ormanda üç gün yalnız mı kalmaktı? Hayır, cesaret bazen dik durmaktı, karşı durmaktı, ben buradayım diyebilmekti, cesaret ilke demekti, hiçbir zaman ilkelerinden ödün vermemekti ve en önemlisi aksiyon almaktı. Cesaret, kaybolmadan bu yolda yürüyebilmekti.



6) Son olarak da; bir sürü insan bu toplumsal sorunlar hakkında fikir yürütüyor, tartışıyor, çevresiyle bu konular hakkında konuşuyor… Ancak bütün bunlara rağmen kimse insiyatif almıyor, sizi insiyatif almaya ne teşvik etti?

Beni daha genç yaşta, 18 yaşındayken annemin ve babamın bana duydukları güven teşvik etti. Çünkü bu bana öz güven verdi. Özellikle bu özgüveni arkadaşlarımda göremememdi beni teşvik eden. Onların kendilerinden emin olmayışı, ufukta hedeflerinin olmayışını gördükçe sorgulamaya başladım. O günlerin beni sorgulamaya iten noktası, kendilerini geliştirmek konusunda ailelerinden bir geri dönüş alamamış, öz güveni verilmemiş arkadaşları görmekti.



Ekin Toker



 
 
 

Yorumlar


bottom of page